Yıl 1989. Ağdat terkedileli bir yıl olmuş. Doğduğum, çocukluğumun geçtiği köyümü görmek istiyorum. Ağdat boşaldığı için orada kalma olanağım yok. Bu nedenle Şıxan köyünde kaldım. Şıxan’dan yola çıktık. Baraj henüz bitmemiş. Baraj *) altında kalacak olan Anzewing ve Hag üzerinden Ağdat’a doğru gidiyoruz. Daha sonra bir daha hiç göremeyeceğim, baraj altında kalacak olan derenin üstündeki yoldan Ağdat’a doğru yolumuza devam ediyoruz. Bana, çocukluğumdan beri hiç unutamadığım sıcak ekmek kokusunu hatırlatan Ağdat değirmeninin yanından geçerek Xoxkan’a (Ağdat köyünün aşağısında kalan, büyük meşe ağaçlarının bulunduğu bölgenin adı) doğru yukarı çıkıyoruz. Köye yaklaştıkca karşılaştığım manzaralar karşısında içim burkuluyor. Xoxkan’a ulaştık.

Çocukluğumun geçtiği, gövdesine saklanarak saklambaç oynadığım Xoxkandaki yüzlerce yıllık meşe ağaçlarından geriye, sadece yarım metresi kalan gövde ve topraga gömülü kökler kalmış. Xoxkan’dan yukarı, köye dogru yola devam ediyoruz. Çok susadım, bir an önce Kaniya Çelê’ye (köyün girişindeki çeşmenin adı) varıp su içmek istiyorum. Nihayet Köye ulaştık. Susuzluğumuzu gidermek için Kaniya Çelê’ye gidiyoruz. Fakat, Kaniya Çelê kurumuş. Köy çok sessiz. Nerede çeşmeden akan suyun sesi, nerede köyün girişinde bizi karşılayan köpek sesleri. Içim daralıyor. Sessizlik, bir F16’nın sesi ile bozuluyor, sonra, yeniden bir seszizlik… Boğazımda bir düğüm. Yalnız olsam ağlayacagım. Ağlamamak için derin bir nefes alıyorum…
Köyün içine giriyorum. Köyde hiç alışık olmadığım bir durum; Bahçeler kurak, meyve ağaçları kurumaya yüz tutmuş. Ne bir ses, ne de bir nefes. Harabeye dönen köyün içinde dolaşırken, biraz ileride bir kedi, yıkılan bir evin duvarına çıkmış, „siz bu köyü terkettiniz ama ben inadına terketmeyeceğim“ dercesine gözlerimize bakıyordu.

Binlerce kürt köyünün kaderini paylaşan Ağdat, bize küsmüştü. Onu terkettiğimizi her haliyle suratımıza vuruyordu. Ağdat’ta artık hir bir şey eskisi gibi olamayacaktı.

Insanın sevdiği bir şeyin kıymetini, onu kaybettikten sonra anlaması ne kadar acı bir sey…

Kategorien: Allgemein

0 Kommentare

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.