Bingöl ün Yayladere (Xolxol) ilçesine bağlı olan Ağdat köyü, Silbus Tari Dağlarından başlayıp, Peri Suyu Vadisiyle birleşen vadide kurulmuş şirin bir Köy. Doğusunda Qurî Ağdat‘ ê (Ağdat Tepesi), kuzeydoğusunda Murun, Murun a bağlı Hovag Mezrası, güneyinde Hag Mezrası ve Peri Çayında kurulan Özlüce Barajı, batısında Kılise Mezrası ve Akrag Köyü bulunmaktadr.

Ağdat köyü’ nün Kiğı’nın Çomag adlı köyünden gelen ve Gırêsor Aşiretinden olan Doğan ağa tarafından kurulduğu söylenmektedir. Köyün büyük bir Bölümü Doğan ağa nın torunlarıdır. Bu aileler sonradan Kaplankiran, Kişmir, Koşucu, Özyazıcı soyadını almışlar. Daha sonra Xozavit köyünden bir aile geldi. Bu aile daha sonra Narin soyadını aldı. Ayrıca yakın zamanda Xajık köyünden soyadları Yeter olan Memedaligiller, Mızıkan (Elazığ Karakoçan) köyünden Buluş ailesi köyümüze yerleşti. Ağdatlılar Kürtçenin kurmanci lehçesini konuşurlar.

Ağdat köyü 1960 lı yıllardan sonra göç vermeye başlamıştır. Önce ekonomik nedenlerden dolayı başlayan göç, daha sonra çatışma ortamı nedeniyle yoğunlaşmış ve 1988 yılında köyün tamamen boşalmasıyla sonuçlanmıştır.

Ağdat lılar 1988 – 2000 yıllarında bir daha kavuşamıyacak üzere kaybedilen bir değerin acısını, özlemini yaşadı. Köye dönüş demek, birçok insan için, ulaşılamıyacak bir hayal demekti. Muhtarlık olmadığından miras işlemleri dahi yapılamıyordu. …

Tam da karamsarlığın hüküm sürdüğü bu dönemde, Mithat Kaplankıran’ın girişimiyle ve diğer köylülerin desteğiyle dernek kurularak köye dönüşün ilk adımları atılmaya başlandı. Yol, içme suyu, kanalizasyon, Elektrik işleri tamamlanırken, Ape Hesen (Hasan Kaplankıran) 2001 Temmuz ayında inşaatı 3 -4 ay sürecek olan Evin, aynı zaman da köye dönüşün temelini attı. Bu nu Yasin Kaplankıran (Süleymanoğlu), Hüsnü Buluş ve Recai Kaplankıran ın yaptırdığı evler izledi. Köylülerin kalan büyük bir bülümü de 2002 yılında ev yaptırdı. Evi sağlam olanlar da evlerini restore ederek yerleştiler.